
3D yazıcılar artık hayat kurtarmaya mı başladı? Gelecekte Dünya’yı bekleyen büyük sorunlara çözüm olabilir mi? Yakın geleceğin devrim niteliğinde ki teknolojilerinden biri olan 3D baskı sektörü 2015 yılında 5,9 milyar dolarlık hacme sahipken , 2020 yıl sonunda 21 milyar dolarlık hacme ulaşacak. 2025 yılında ise bu sektör 49 milyar dolarlık hacme sahip olması bekleniyor.
3D baskı sektörü, üretim sektöründe sağladığı hızlı prototipleme, maliyetleri azaltma ve daha kaliteli ürünler çıkarma konulardaki avantajı sayesinde hızlı şekilde büyüyor fakat 3D yazıcılar uzun yıllar boyunca sadece bir prototipleme çözümü olarak görülüyordu. Günümüzde gelinen nokta ise, prototipin çok daha ilerisinde seri üretime geçen bir yöntem olarak görülüyor.
Büyük firmalar otomotiv sektöründe ki küçük parçaların üretimi için 3D baskı yöntemine başvurmaya başladı.
3D yazıcıların sağlık alanında ise insanlığa yeni bir umut olacağı düşünülüyor. Önümüzde ki yıllarda diş, kıkırdak dokular, organlar, damar, doku, protez, cerrahi aletler, ilaç yapımında önemli rol oynayan reaksiyon kapların üretimini yapabileceği ön görülüyor.
Ne kadar insan sağlığı için yararlı olacağı tartışılsa da, kaliteli proteinden bir hammaddeyi şekillendirerek, besin üretebileceği öngörülen yazıcılar, gelecekte dünyadaki en vahim sorunlardan biri olan açlığın önüne geçebilir. Bununla kalmayarak aynı zamanda kısa sürede üreteceği evler ile barınma sorunun önüne geçmesi bekleniyor.